YENİ BİR DÜNYA YARAT

15/11/2008 ·

Baharda çiçeklenmiş bir ağaç

Bir gül fidanı ucundaki narin gonca

Masmavi gökte asılı duran bir beyaz bulut

Ve güzelim bir çocuğun gülümsemesi

Hoplatır mı yüreğini,

Sevgili insanım..


Gel,

Hep birlikte

Bırakalım bu dünyanın tüm dertlerini

Kaybolup gitsinler

Insansız dünyalara..

Onların ardından

Mutluluk yağsın tüm insanlara..


Bu dünyanın

Bilmem hangi ülkesinin

Bilmem hangi kentinde,köyünde

Artık ağlamasın çocuklar

O güzelim baharlar

Öksük kalmasınlar

Yetim kalmasınlar..


Varmısın ey güzel insanım,

Dünyanın tüm silahlarını,

Hırslarını,

Acımasızlıklarını,

Kıskançlıklarını,

Atalım gitsin dipsiz çöplüklere

Birdaha gelmemecesine..


Sadece,

Bir kuşun ötüşü,

Bir çiçekteki renkler,

Nazlı beyaz bir kelebek

O güzelim sahiller, denizler

Hoplatsın yüreklerini insanların..

Ve gülsün artık tüm çocuklar,

Gülücüklerden güller açsın yüzlerinde

Isınsın minicik yürekleri

Ve yepyeni

Sevgi dolu bir dünya yaratsın o çocuklar


Varmısınız dünyanın güzel insanları..


Yılmaz Övünç/Frankfurt



Yorum (yok) Yorum yaz!

ÖZLEM

9/11/2008 ·




Hava sakin huzurluydu

Pırıl pırıldı gökte yıldızlar

Hanımeli kokuları sarmıştı

tüm siteyi

Bir şarkı sesi geliyordu sahilden..


Yalıkavak'ta  bir akşamdı

Yıllar öncesi

Tüm dostlar bir masa başında

Ne güzeldi o sohbetler,

Hiç bitmeyecek gibiydi

o candan kahkahalar..

Hafiften bir müzik sesi vardı,

eski teypte..

Gece bizi alıp gitmişti öylesine,

Ve saatler sonra

Adalardan doğru gün doğmuştu

Pırıl pırıl ,

gönlümüze..


Yıllar ne çabuk geçip gitti,

Anlayamadık..

Dostlar bir bir eksildi masamızdan..


Yaseminler kokuyor şimdi sitede

Pırıl pırıl parlıyor yine yıldızlar

Ama gönlümde yok o eski kıvılcım

o ateş..

Dost yüzleri,

O candan gülüşleri, o tatlı bakışları

Özler gibiyim..


Şimdi,

Boş iskemlelerin çevirdiği masanın

Bir kenarında durmuş,

Uzaklara bakıyorum

Sakin ve sessiz,

Bir Yalıkavak akşamında..


Kalbimin yarısı onlarla gitmiş,

Kalan yarısıyla

Avunmaya çalışıyorum,

Olabildiği kadar..


Yılmaz Övünç / Bodrum




















Yorum (yok) Yorum yaz!

HAYAT DEDİĞİN NEDİR Kİ

30/8/2008 ·



Hayat dediğin nedir ki
Kimine ekmek
Kimine yaşam kavgası
Kimine de yat, kat savaşı ..
Oysa yıllar geçer gider ,
Acımasız , dönüşsüz
Bir bakarsın saçlarına aklar düşmüş
Ve aynalarda derinlesmis çizgiler
Içtiğin suyun lezzeti bile yavan..

Nerede dersin eski dostlar
Her biri bir yana savrulmuş
Kimi göçmüş
Kimi uzatmada..
Nerede o gençlik heyecanları..

Çocuklar büyümüş
Torunlar sırada
Çevrendeki insanlar değişmiş
Sözleri başka
Duruşları değişik,
Herşey artık senden uzak gibi..

Yalnız kaldığın zamanlarda,
Eski günlere dalıp gidersin
Kaybolmuş anıları
Acıları, tatlıları
Sanki bir kez daha yaşamak istercesine,
Oysa sayfalar geriye çevrilmiyor ki

Ben hep eski gerçek dostlarda kalmışım
Hep eski sevgilerden yumaklarda
Uzaklardan gelen bir güzel ses
Bir karttaki dost kelimeler
Gönlümde onlara bir sayfa açmışım,
Hiçbir zaman kapanmayan..

Yılmaz Övünç / Bodrum

Yorum (yok) Yorum yaz!

BODRUMDA BİR SOKAK

8/8/2008 ·

 

Hava boğucu sıcaktı,

Dar sokakta insanlar,

Sanki içiçe geçmiş,

Akar gibiydiler..

Kimi kuzeyden,

Kimi batıdan,

Kimi bilmem nereden gelmiş turistler,

Açık saçık,

Ve aralarında,

Üç beş liraya talim eden,

İnşaat işçileri,
Kavruk yüzlerinde 
Gündüzden kalmış terleri..

 

Bu sokak,

Topu topu 300 metreyi geçmez,

Eni de birkaç metre,

Sağı solu dükkan,

Kimi boncuk satar,

Kimi sebzeli döner,

Kimi çanta, kimi şapka,

Kimi memnun, kimi kızgın,

Kalabalığa kaptırmışlar gözlerini,

Geri alamazlar birdaha..

 

O gece de,

Öteki Ağustos geceleri gibiydi,

Pırıl pırıldı ışıklar,

Barlar caddesinde

Güzel turist kızlar,

Yaşlı çirkin kadınlar,

Maçolar,

Ter kokulu işçiler,

Ve saçları topuzlu jigolo kopyaları,

Birbirine karışmıştı..

 

Bir köşeden Madonna’nın sesi geliyordu,

Ötekinden yerli popçulardan birinin,

Kalabalık yürümeye çalışıyordu,

Sürüklenir gibi...

Ve bıçkın bir tezgahtar,

Birsey satamamış olmaktan sinirli,

“Kuru kalabalık, kuru kalabalık”

Diye bağırıyordu...

Bodrum sokaklarında..

Anlayanlar gülümsüyordu...

 

Yılmaz Övünç / Bodrum

 

 

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

YALIKAVAK'TA BİR AKŞAM VAKTİ

17/9/2007 ·

 

 

Yalıkavak’ta bir akşam vakti,

Havada deniz kokusu,

Sahile vuran dalgaların sesi,

Ve yaklaşan  beyaz bir yelkenli.

Kulağımda bir genç kız kahkahası,

En güzel şarkılardan daha güzel,

Süzülerek, salınarak,

Geçip gidiyor

Ardında en güzel baharların kokusu…

 

Dönüp bakıyorum geçmiş yıllara,

Ne kadar uzakta kalmış o eski günler,

Her biri bir yana savrulmuş eski dostların,

Nerede ayağı kırık tahta iskemle,

Bir türlü dengesini tutturamadığımız eski masa…

 

Şimdi herşey değişmiş

Rüzgar bile bir başka esiyor,

Dalgaların sesi de eskisi gibi değil,

Hele o çılgın martılar nekadar sessiz,

Başka insanlar dolaşıyor çevremde,

Bir eski dostu bekler gibiyim,

Nafile…

 

Yalıkavak’ta bir akşam vakti,

Bir beyaz yelkenli yaklaşıyor sahile,

İçimde yıllar öncesinin özlemi,

Beni benden alıp uzak diyarlara götüren,

Yıllar boyu amansız bir sürgün gibi,

Bitmeyen hasretleri içimde yakıp kavuran,

O beyaz yelkenli…

Ve bir genç kız kahkahası…

 

Yıllar ne kadar acımasız,

Eski dostlar yok artık,

Ne bekleyen var, ne beklenen

Rüzgar başka esiyor,

Denizin kokusu farklı…

 

 

Yılmaz Övünç

(Yalıkavak/Bodrum)

 

oevuenc@bodrumlu.de

Dünyanın en geniş Bodrum foto galerisini
izlemek için alttaki linke tıklayınız.

www.bodrumlu.de


Turistik Türkiye fotoğraflarından oluşan
Foto galerimi izlemek için alttaki linke tıklayınız
www.turkeitours.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

IŞIKLARI TUTMAK

3/7/2007 ·

 

 

 

Akşam,

Yalıkavakta hava çoktan kararmış,

Karşı sahilde ışıklar pırıl pırıl,

Geçmişte kalmış anılar yansıyor sulara,

Sanki,

Elimi uzatsam tutacak gibiyim ışıkları..

Yıllar önce,

Bir zamanlar,

Karşı sahillerdeki ışıklara baktıkça,

Derler ya,

“Cız ederdi içim”

O sahillerde yaşamak,

O ışıkları sıkıca tutmak isterdim,

Oysa,

Hem yakın,

Hem de çok uzaktı o ışıklar,

Hiç erişilmeyecek gibiydiler..

Şimdi,

Çok yakın o ışıklar,

Daha bir alımlı parlıyorlar,

Elimi uzatsam tutacak gibiyim,

Ama arada fark edilmeden büyümüş denizler

Yıllarla birlikte,

Ve içimden gelmiyor kolumu kaldırmak,

O ışıkları tutmaya çalışmak..

Varsın parlasınlar karşı sahillerde…

 

Yılmaz Övünç/Yalıkavak/2007

 

www.bodrumlu.de

oevuenc@aol.com

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

BİR BAŞKA SEFERE

18/5/2007 ·


 

Ne zaman sıkılsam,

daralsam,

İçim içime sığmasa,

Bodrum kalesine gider

En yüksek burcuna çıkarım.

Önce bir nefeslenir,

Göğsümü rüzgara verir

Ve

Uçarım...

Bir o yana,

Bir bu yana,

gideceği yönü bilmeyen

ama kanatları güçlü bir kuş gibi

salınarak,

süzülerek,

o en berrak mavinin,

o can güzeli beyazın ışıltısında,

Bodrum’un üzerinde,

Uçarım...

Tekrar ayaklarım yere değince,

Bir hafiflerim,

Mavi denizlerin sevgisi,

Beyaz bulutların dostluğu,

İçimde,

Sessiz ve yavaş,

Bir nefeslenir

Ve sonra

Yürür giderim...

Bir  başka sefere kadar...

Yılmaz Övünç/Bodrum

Email :oevuenc@bodrumlu.de

Webpage:  www.bodrumlu.de

Yorum (yok) Yorum yaz!

KAÇAN TRENLER

11/5/2007 ·


 

Bodrum’da deniz kenarında

bir tahta iskelenin yanında,
eskilerden Recep  usta

bir iskemle de bana atmış

kaçmış trenlerin hesabını yapıyor..

 

Kırık ayaklı masada

yitirilmiş zamanlar,

kaybolmuş insanlar,

hepsi birbirine karışmış

kocaman bir gölge gibi

düşmüş denize..

 

Kaçmış trenlerin hesabı tutulur mu Recep usta!

onlar gitmişler,

sen bakmışsın

arkalarından,

biraz buruk,biraz üzgün,

sonra,

belki birgün dönerler demişsin

Ve

öylece geçip gitmiş yıllar,

Hiçbiri dönmemiş geriye...

 

Bazen bir şarkı sesi,

bazen bahar yağmurları,

belki bir pembe gül,

düşen bir sarı yaprak

hatırlatır hep,

kaçıp giden  o trenleri..

o trenlerle gidip de

birdaha dönmeyenleri...

 

Şimdi üzülsen neye yarar Recep usta,

nerelerde kalmış o eski sevdalar..

yıllar geçmiş ,

çocuklar torun sahibi,

rengi değişmiş çok şeyin,

O eski vagonlar belki de çürüğe çıkmış..

 

Şimdi hertaraf sessiz,

kaçacak tren de yok artık

ne üzüntü,

ne de sevinç..


Sen boşver şimdi bunları,

doldur bir kadeh de bana,

kaçan trenlerin ardından

"Şerefe"

Recep usta...

 

Yılmaz Övünç (Yalıkavak)

oevuenc@bodrumlu.de

www.bodrumlu.de




Yorum (yok) Yorum yaz!

YALIKAVAK YELLERİ

26/4/2007 ·

 

 

 Yalıkavak'ta yeller esiyor,

 Başımda...

 

 Uzaklardan,

 Bilmediğim

 Görmediğim,

 Adalardan kopup gelen...

 

Ve karşımda

 Beyazlı pembeli zakkumlar,

 Mor begonviller,

 Uçmaya çalışan yavru bir kuş..

 

 Gökte,

 Birkaç beyaz bulut,

 Süzülüp gidiyor sessiz..

 

 Havada bir gariplik var,

 Anlayamadığım,

 Geçmiş yılları hatırlatır gibi...

 

 Nasıl da bir başkaydı herşey..

 

 Yalıkavak’ta yeller esiyor,

 Başımda.. 

 Uzaklardan,

 Çok eskilerden

 Kopup gelen...

 

 Yılmaz Övünç       (Yalıkavak/Bodrum)

   

  www.bodrumlu.de




Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::