TORBA KOYUNDA
8/3/2006 ·
Torba koyunda akşam oluyordu,
Garip bir hava çökmüştü üstümüze,
Sanki yağmur öncesi gibi...
Uzaklardan bir türkü sesi geliyordu,
Sessizliğin içinde tek ses gibiydi
tüm sahilde yankılanıyordu...
Sanki durmuş gibiydi yaşam...
Sahilde ağ toplayan balıkçılar,
Elele tutuşmuş iki aşık,
Birkaç tembel martı,
Ve renk değiştiren sular...
Hiç bitmeyecek gibi durmuş zaman...
Yavaştan bir motor sesi
Bozuverdi tüm bu sihirli havayı.
Balıktan dönenler geliyordu..
Ve birileri
Işıkları yaktılar birer birer...
Torba koyunda akşam,
Garip bir hava gibi,
birden çökmüştü üstümüze...
Bir yağmur sonrası ,
kaybolup gitmiş gibiydik...
Ne bir iz, ne bir ses,
öylesine...
Yılmaz Övünç
Torba/Bodrum
oevuenc@bodrumlu.dewww.bodrumlu.de
www.turkeitours.de
Yorum (yok) Yorum yaz!
BİR AVUÇ DENİZ KOKUSU
14/4/2005 ·
| Von GUMUSLUK |
Gümüşlük’te bir balıkçı lokantası,
Bir porsiyon levrek,
Bir tabak çoban salatası,
Ve 65 yılın muhasebesi,
Duruyor,
Tahta masanın üzerinde...
Denizin kokusunu unutmuştum
Yıllar önce..
Dostların çoğu da gitti,
Kalanlar ise kimbilir şimdi nerede...
Sayfaları azaldıkça ömür defterinin,
Bir tuhaf oluyor insan böyle yerlerde...
Balıkçı Hasan yok artık,
Oğlu Osman duruyor,
Tezgah başında.
Münihli Hans da gelmemiş bu yıl siteye,
Kalbinden rahatsızmış diyorlar
Tanıdık yüzler eksiliyor bir bir,
Oysa Bodrum duruyor,
Yerli yerinde...
Gümüşlük’te bir balıkçı lokantası
Bir tabak çoban salatası
Bir porsiyon levrek
Ve gelecek 65 yılların umudu,
Duruyor tahta masanın üstünde...
Bir tutam gün batışı,
Bir avuç deniz kokusu...
Ufukta kaybolan beyaz yelkenli..
Yılmaz Övünç
Gümüşlük/Bodrum
www.bodrumlu.de (Yilmaz Övünc'e ait turistik Bodrum Sitesi)
Yorum (1) Yorum yaz!
Yalıkavak Kitapçısı/Yazı
8/3/2004 ·
Yalıkavak kitapçısı
______________
Yazan: Yılmaz Övünç
Ilk gördüğümde gözlerime inanamamış, hemen sonra öyle sevinmiştim ki! Olacak şeymiydi bu!.
Yalıkavak'ta bir kitapçı dükkanı açılmıştı.
O zamanlar Yalıkavak dediğin küçük bir balıkçı köyü. Sahil kenarında birkaç salaş balıkçı lokantası, tüm çevrenin oradan alışveriş yaptığı bakkal irisi bir market, bir fırın, iki küçük otel..
Sahil kenarındaki dondurmacınin birkaç teknenin kıçtan kara durduğu rıhtıma yerleştirilmiş, üç-dört masa, üç-beş iskemlesi vardı. Bizim siteden Albay Orhan ile birlikte arasıra burada oturur, sohbet ederdik.
O tarihlerde, Temmuz-Ağustos aylarında Yalıkavak'ın geleni gideni çok olurdu. Istanbul'un, Ankara'nın paralı aileleri ile bankalardan yüklü faiz alanlar, birkac haftalığına Bodrum'u mesken tutarlar, Yalıkavak'a uğramayı da ihmal etmezlerdi. Bunların çoğu , orta yaşı hayli geçmiş ancak hala genç görünmek hevesindeki göbeklice beylerle, Bodrum'un sıcağında sürüp sürüştürmüş, takıp takıştırmış çevrelerine hava atmaya çalışan oldukça kilolu hanımlardı.
Rıhtımın arka sokağında küçük bir köfteci dükkanı vardı. Eşi Yalıkavak okulunda öğretmen olan Aysel hanım, küçük lokantasının işletmeciliğini üstlenmişti. Siteden dostumuz Orhan beyin eşi Nezaket hanım vasıtasıyla tanışmıştık. Yalıkavak'a her inişimizde ya uğrar, birşeyler atıştırır, ya da ayaküstü sohbet ederdik.
Işte yine böyle Aysel hanımın köftecisine uğradığımız bir gün, onu görmüştüm. Tam karşıda, küçük güzel bir dükkandı. Her tarafı pırıl pırıl kitaplarla doluydu. Hanımlar sohbet ederken ben oraya gittim. Içerde biraz tombulca genç bir adam vardı. Selamlaştık. Böyle küçük bir yerde nasıl olup da kitapçı dükkanı açtığını anlattı. Aslında büyükçe bir firmanın şubesi gibi imiş. Sadece "Mayıs ile Eylül sonunu hedefledik" diyordu. Sonraki aylarda kapatacaklarmış. Öyle ya, Yalıkavak'ın yerlileri nasıl kitap alacak ki!..
Nasıl sevinmiştim. Yıllarca yurtdışında türkçe kitaplara hasret kalmanın coşkusu da vardı. Artık devamlı Yalıkavak'a inmek için bir bahane buluyor, zamanımın büyük bölümünü kitapçıda geçiriyor, beğendiklerimi alıyor, methini duydugum bazı kitapları ise sipariş edip getirtiyordum.
Ne yazık ki kitapçının fazla müşterisi yoktu. Yazliğa gelenler oraya pek uğramıyordu. Kitapçı genç, çok saygılı kibar bir çocuktu. Dükkana her gelene yandaki kahveciden çay söylemeyi de ihmal etmezdi. Ancak, uğrayanlarin çoğu bir süre sohbet ederler, sonra birşey almadan giderlerdi.
Bu arada bir tatil daha bitti ve biz Almanya'ya döndük.
Bir yıl sonra Nisan ayında tekrar Bodrum'a gidince, ertesi gün ilk işim Yalikavak'a inmek oldu. Kitapçı dükkanı boştu. Üzüldüm. Eski bir dostumu arayıp da bulamamanın hüznü sarmıştı içimi. Sonra günler geçti. Mayıs ayınin ortalarına doğru birgün yine Yalıkavak'a indiğimde kitapçının açıldiğıni gördüm. Yine pırıl pırıl kitaplar rafları doldurmuştu. Aynı genc de yine oradaydı. " Bu sefer ümitliyim "diyordu. "Geçen yıl tanınma yılımızdı. Bu sene mutlaka iş yaparız."
Yine eskisi gibi köye indiğimde kitapçıya uğruyordum. Ama haftalar geçtikçe gözündeki kıvılcımın da yavaş yavaş sönmekte olduğunu görüyordum. Istenen müşteriler birtürlü gelmiyordu. Birkaç emekli öğretmen, bir-iki yaşlı insan, hepsi okadar!.
Birgün konuşurken bir Internet sitesi yapacağını, Bodrum'u , Yalıkavak'ı fotoğraflarla tanıtacağını söylemişti. Bunları anlatırken yine gözleri parlıyordu. Cünkü benim gibi o da Yalikavak'i cok sevmisti. Ben de kendisini bir şekilde desteklemeye söz vermistim.
Sonra yine sayılı tatil günlerimiz sona erdi ve Almanya'ya döndük.
Bu kez aylar sonra Yalıkavak'a son gelişimizde kitapçı dükkanı boş değildi. Her taraf halılarla doluydu. Orada gördüğüm adama kitapçının ne olduğunu sordum. "Beyim burada kitapçı geçer mi, kapattı gitti işte!diye yanıt verdi. Evet ! bu defa eski dostumuzu gerçekten kaybetmiştik..
Sonra zaman geçti. Yalıkavak'ta lokantalar, oteller arttı. Yeni dükkanlar, büyük süpermarketler açıldı. Ama bir kitapçıya hicbirzaman yer olmadı.
Istanbul'dan, Ankara'dan gelenlerin kitaplarla hiç mi hiç ilgisi yoktu. Beach'lerde, Disco'larda, meyhanelerde , kısaca başka dünyalardaydılar.
Tüm kelime dağarcıkları 300'ü geçmeyen sözde sosyetiklerin, paparazzilerle kaydırak oynadıkları bu alemde, maalesef kitabın da, kitapçının da yeri yoktu.
Ben, hayli zaman sonra, ismini hatırlayamadığım o kitapçı gencin gerçekleştirmeye fırsat bulamadığı internet projesini uygulamaya çalıştım. Kimbilir, belki birgün, bu sayfalara Yalıkavak'ta yeniden açılan , ama birdaha hiç kapanmayacak bir kitapçı dükkanının fotoğrafını koymak da nasip olur.
Ne dersiniz!
O günler gelir mi acaba?..
www.bodrumlu.de (Yilmaz Övünc'e ait Turistik Bodrum Sitesi)
Yorum (yok) Yorum yaz!
:: Sonraki »
Son Yazılarım
- YENİ BİR DÜNYA YARAT
- ÖZLEM
- HAYAT DEDİĞİN NEDİR Kİ
- BODRUMDA BİR SOKAK
- YALIKAVAK'TA BİR AKŞAM VAKTİ
- IŞIKLARI TUTMAK
- BİR BAŞKA SEFERE
- KAÇAN TRENLER
- YALIKAVAK YELLERİ
- TEMMUZ YAĞMURU
- NASIL KAYIP GİTTİ
- BEYAZ YELKENLİ
- BODRUM RÜYASI
- KANATSIZ DEĞİRMEN
- AKYARLAR'IN ÇOCUKLARI
- AŞKLARIN EN GÜZELİ
- ERKEN GİTTİN MUSTAFA
- ESKİDEN KALMA ŞEYLER
- TORBA KOYUNDA
- BİR AVUÇ DENİZ KOKUSU